19/3/2008 - KANDİL GECELERİ
KANDİL GECELERİ BİD’AT’ TİR

Türkiye’de her sene “dinin kesin bir emri, fıkhi bir vecibeymiş” gibi kutlanılan özel gecelerin aslında hem İslam’ın iki ana kaynağı (Kur’an ve sünnet) tarafından “kutsal” ilan edilmedikleri bir hakikattir. Kandil geceleri diye bilinen geceler ; Mevlid , Regaib, Mirac, Beraat ve Kadir Gecesidir. Bu gecelere Kandil denmesinin sebebi Osmanlı padişahı 2. Selim (1566-1574) zamanında başlayarak, minarelerde kandiller yakılarak duyurulup kutlandığı için "Kandil" olarak anılmaya başlamıştır.[ Nebi Bozkurt, “Kandil”; Halit Ünal , Berat Gecesi maddesi. Diyanet İslam Ansiklopedisi (DİA), İstanbul, 2001, c. 24, s. 300] Hicretten 300 yıl sonra ilk kez Mısır'da, Fatimiler döneminde Mevlid; 400 yıl sonra da Kudüs'te Mirac, Regaib ve Berat geceleri kutlanmaya, bu geceler camilerde toplu biçimde yapılan ibadetlerle geçirilmeye başlandı. Daha sonra bu kutlamalar İslam dünyasının bazı bölgelerine yayılarak gelenekleşti Kadir gecesi haricinde ne Kur’an-ı Kerim’de ne hadis-i şeriflerde sahih bir bilgi vardır. Din adına yapılan her şeyi, kendi tabii sınırları içinde ele almak, ne artırarak ne eksilterek, Kur’an ve onun tebliğcisi Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından nasıl tebliğ edilip öğretilmişse, o kadarıyla almak gereklidir. Sahabe bu dini nasıl anlamış , neler yapmış bizler nasıl anlıyor neler yapıyoruz mukayese etmeliyiz . Aksi halde kendi ellerimizle dine müdahalede bulunmuş, işimize geldiği veya hoşumuza gittiği gibi dinde bazı ilave veya eksiltmelerde bulunmuş oluruz. Bizden önceki din mensupları da (ya kasıtlı veya iyi niyetle, ama) tam da bu şekilde dinlerini değiştirmişlerdi
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
28/2/2008 - ŞEYTAN VE DOSTLARI
Bir gün Şeytan, dünya çapında konvansiyonel bir toplantı için tüm dostlarını çağırmış. Açılış konuşmasında demiş ki: Müslümanların Camilere gitmesini engelleyemiyoruz. Kur'an okumalarını ve gerçekleri öğrenmelerini de engelleyemiyoruz. Allah ve elçisi ile sağlam ilişkiler kurmalarını da engelleyemiyoruz. Allah ile bir kere bağlantı kurduklarında üzerlerindeki gücümüz kırılıyor. Dostları demiş ki: Gerçekten zor bir durum, peki ne yapalım? Şeytan demiş ki: Bırakın Camilere gitsinler. Fakat zamanlarını çalın, böylece Allah ve elçisi ile bağlantı kuramasınlar.. Sizden isteğim budur. Şeytan devam etmiş: Dikkatlerini dağıtın, böylece gün boyunca Allah ile hayati öneme sahip bağlantıyı kuramasınlar. Dostları şaşırmış: Bunu nasıl başaracağız? Şeytan: Hayatın önemsiz ayrıntılarıyla zihinlerini sürekli meşgul et! Müslümanların kulaklarına şunu fısılda: Harca, harca, harca.. Borç al, borç al, borç al..' Kadınlarını işe girip uzun saatler boyunca çalışmaları için ikna et ! Erkeklerin haftada 6-7 gün, günde 10-12 saat çalışmalarını ve böylece hayatlarında boşluk kalmaması için planlar yap! Çocukları ile zaman geçirmelerini engelle! Evleri ferahladıkları bir yer olmaktan çıkacaktır! Zihinlerini o kadar meşgul et ki kendi iç seslerini (oto kritik, nefis muhasebesi) dinleyemesinler! Böylece kafaları karışacak, Allah ve elçisi ile zihinsel beraberlikleri kopacaktır. Bravooo, mükemmel fikir, diye alkışlamış dostları. Durun, daha bitmedi, diye devam etmiş Şeytan: Kahvehanelerde, doktor muayenehanelerinde, kafe'lerde masaları gazete ve dergilerle doldur! Zihinlerini 24 saat haber bombarıdmanına tut! Araba kullanma esnasında tefekkür etmelerini, İnternete girenlerinin mailboxlarını, junk maillerle, sipariş katalogları ile, bahislerle, çekilişlerle, promosyon ürünleri ile ve boş umutlarla doldur! Gazete ve TV'leri ince yapılı güzel modellerle doldur ki kocaları dış güzelliğin önemli olduğuna inansınlar ve hanımlarından hoşlanmasınlar! Kadınların, akşamları kocalarıyla ilgilenemeyecek kadar çok yorulmasını sağla! Eğer kadınlar, erkeklerin ihtiyacı olan sevgiyi veremezlerse,erkekler bu sevgiyi başka yerlerde arayacaklardır! Çocuklarına namazın önemini anlatmalarını engellemek için hikaye kitaplarını tavsiye et! Doğaya çıkıp Allahın yaratma sıfatını görmelerini engellemek için onları çok meşgul et, eğlence parklarına, fuarlara, spor karşılaşmalarına, oyunlara,konserlere, sinemalara vs götür! Oralarda kavga çıkarıp birbirlerini vurmaları sağla! Bizim işimiz fitne çıkarmaktır, bunu unutma! İslami dostluklar ve sohbetler yerine, taraftar-parti dostluklarını ve dedikoduları teşvik et! İşte plan bu! Futbol, hayatlarının odağı olsun. Futbolcuların isimlerini çocuklarına ezberletmeyi marifet saysınlar! Ancak İslamın şartlarını merak bile etmesinler! Kurnazca plan için dostları şeytanı çılgınca alkışlamışlar ve ülkelere dağılırken Müslümanları daha fazla meşgul edeceklerine, telaş içinde oraya buraya koşuşturacaklarına, Allah'a, Elçisine ve ailelerine daha az zaman ayırtacaklarına söz vermişler.
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/2/2008 - İNSAN KANI
Sultan Süleyman (a.s.), cinnîlere emir vermiş:
-Bana bir kase yapın ama o kasenin çamurunun içinde hiç insan eti, kanı olmasın!..
Cinnîler, dağları, taşları, yerleri, gökleri gezmişler. Arz üzerinde gezilmedik yer bırakmamışlar. Bakmışlar ki; hepsinin içinde insan kanı, eti var. En yüksek Everest Tepesi'nden tutun da, her yerde insan kanı varmış. "Denizlerin dibine inip oradan kase için çamur alalım," demişler. 10.893 metre derine inmişler. Dünyanın en derin yeri olan Filipinler'de Mindanao Adası önündeki Enden çukuruna inmişler. "Burada insan eti, kanı yoktur," diye oradan çamuru alıp getirmişler. O çamurdan kase yapıp Sultan Süleyman (a.s.)'ın önüne koymuşlar. Sultan Süleyman (a.s.), çorbadan bir kaşık almış:
-Afiyet olsun yâ Süleyman! diye bir ses gelmiş.
Sultan Süleyman (a.s.), sağa sola bakınmış hiç kimse yok. Cinnileri çağırmış:
-Gelin bakalım. Bir ses geliyor. Bu nereden geliyor? demiş.
Cinnîler:
-Hünkârım, denizlerin dibinde on bin feet derinlikte bir yer var. Belki buraya insan eti, kanı girmemiştir dedik ama orası da doluymuş. Orada da insan eti, kanı varmış. Duyduğunuz ses, o kasenin içindeki ecsâdın size seslenişidir, deyince Sultan Süleyman (a.s.), şu veciz sözü söylemiş:
Bak neler gelmiş ebnâ-yı cinsin başına neler Tute tute bastığın topraklar insanmış meğer
"Hayat başlamış değil ki bitsin. Evveli yok ki sonu gelsin."
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
30/1/2008 - Uyan Ey Gözlerim
Uyan Ey Gözlerim
Sultan III. Murat Han bir sabah namazını kaçırmış. Üzüntüsünden Uyan Ey Gözlerim Gafletten Uyan'ı yazmış. Biz hergün kaçırıyoruz ama ne yazik ki o parçayı dinlemiyoruz bile…
Uyan ey gözlerim gafletten uyan! Uyan uykusu çok gözlerim uyan Azrail’in kastı canadır, inan. Uyan ey gözlerim gafletten uyan! Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Seherde uyanırlar cümle kuşlar Dill-u dillerince(1) tesbihe başlar Tevhid eyler dağlar taşlar ağaçlar Uyan ey gözlerim gafletten uyan! Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Semâvâtın kapuların açarlar. Mü’minlere rahmet suyun saçarlar… Seherde kalkana hülle(2) biçerler. Uyan ey gözlerim gafletten uyan! Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Bu dünya fanidir sakın aldanma. Mağrur olup tac-u tahta dayanma. Yedi iklim(3) benim deyu güvenme. Uyan ey gözlerim gafletten uyan! Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Benim, Murad kulun, suçumu affet. Suçum bağışlayub günahım ref’ et.(4) Rasûl’ün sancağı dibinde haşret. Uyan ey gözlerim gafletten uyan! Uyan uykusu çok gözlerim uyan
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
19/1/2008 - bugün

sevinç günü,,
bayram günü,
çorba-tatlı günü değildir.

Bu gün Kerbela'yı anma ve anlama günüdür.
Bugün İmam Huseyin ve yarenlerinin başkaldırısının bilincine varma günüdür.

Bugün her nerde Yezit varsa orada Huseyin olma günüdür.
Zalimlere; "dur", mazlumlara; "el ver, zulme dur diyelim" deme günüdür.
Bu gün Habil'i, İbrahim'i, Yusuf'u, Musa'yı, İsa'yı, Muhammed'i (Selam olsun üzerlerine), Ali'yi anlama günüdür. Bugün zulmün yıkılış günüdür.
Sönmeyecek olan adalet ateşinin yanış, kalplerin ilahi aşka susayış günüdür. Selam olsun Huseyn'e ve Huseynîlere...
 Lanet olsun Yezit ve Yezîdîlere....
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
18/1/2008 - İÇKİ İÇMEK
|
İÇKİ İÇMEK VE LÂNETLENMEK !
"Rahman ve Rahim Olan ALLAH'ın Adıyla" "Ey iman edenler! İçki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir. Bunlardan kaçının ki saadete eresiniz. Şeytan şüphesiz içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi ALLAH'ı anmaktan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçersiniz değil mi?" (Maide / 90-91)
Hz Muhammed (Sallallahüaleyhivesellem) Efendimiz buyurdu ki; "İçki içen, puta tapan gibidir." Hâdis-i Şerif(Beyhâki)
"İçki müptelası, puta tapan gibidir." Hâdis-i Şerif(Küttüb-i Site/6965) Diğer rivayet de içki müptelası, içki içen olarak geçmektedir.
İçki yapılmak maksadıyla üzümü sıkanın, sakilik yapanın, içenin, içki alanın, satanın, o işden geçimini sağlayanın, o parayı yiyenin içenin Peygamber Efendimiz SAV tarafından LANETLENDİĞİNİ biliyor muydunuz ?
"İçkiden sakının, zira o VALLAHİ, iman ile bir adamın göğsünde asla toplanamaz."Hadis-i Şerif
"Kim ALLAH 'a ve Ahiret gününe, inanıyorsa üzerinde içki bulunan sofraya oturmasın."(Hâdis-i Şerif)
Hz. Enes (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resülullah (aleyhissalatu vesselam) hamrla (içki) ilgili olarak on kişiye LANET etti: "(Hammaddesinden şarap yapmak maksadıyla) sıkana ve sıktırana, içene ve sâkilik yapana, (imalathâneden veya depodan, toptancıdan perakendeciye veya müstehlike kadar) taşıyana ve taşıtana, satana ve satın alana, bağışlayana, bunun parasını yiyene." Hz. Muhammed (SAV) Hâdis-i Şerif'in Kaynağı: Tirmizî, Büyü 59, (1295); İbnu Mâce, Eşribe 6, (3381).
"Resûlullah (aleyhissâlatu vesselâm) buyurdu ki: "Kim içki satarsa, hınzır (domuz) kasaplığı da yapsın" el-Muğîre (radıyallahu anh) den nakledildi… Hz. Muhammed (SAV) Hâdis-i Şerif'in Kaynağı: Ebu Dâvud, Büyû 66, (3489).
Abdurrahman İbnu Ezher (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Huneyn'de iken Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'e Şarap için bir adam getirildi. Resûlullah (tahkiren) yüzüne toprak saçtı. Sonra Ashab'a emretti, ayakkabılarıyla ve ellerinde bulunan (deynek, çubuk vs) başka şeylerle adama "Yeter, çekin ellerinizi" deyinceye. kadar vurdular. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)ın vefatından sonra Hz. Ebû Bekir (radıyallâhu anh) de içki içenlere kırk darbe vurdurdu. Arkadan Hz. Ömer (radıyallâhu anh) de halifeliğinin başlangıcında kırk sopa vurdurmaya devam etti. Ancak, hilâfetinin sonunda (insanlar azıp fısk artınca) seksen sopa vurdurdu.
İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim (ısrarla) içki içerse dördüncü sefere kadar kamçılayın, sonra (devam ederse) öldürün.(Bunu devlet yapar)" Hz. Muhammed (SAV) Hâdis-i Şerif'in Kaynağı:Ebû Dâvud, Hudud 37,(4482);Tirmizî, Hudud15, (1444).
Hz. Câbir radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: " ALLAH ve ahiret gününe inanan kimse izarsız hamama girmesin. Kim ALLAH 'a ve Ahirete inanıyorsa, bir özrü olmadan hanımını hamama sokmasın. Kim ALLAH 'a ahirete, inanıyorsa üzerinde içki bulunan sofraya oturmasın." Hz. Muhammed (SAV) Hâdis-i Şerif'in Kaynağı: Tirmizi, Edeb 43, (2802); Nesai, Gusl 2, (1, 198).
Hz. Huzeyfe radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Hamr (sarhoş edici içki), günahın her çeşidinin kaynağıdır. Kadın, şeytanın oltasıdır, dünya sevgisi her çeşit hatanın başıdır." Hâdis-i Şerif'in Kaynağı: Rezin'den tahric edildi
Nesâî'nin bir rivayetinde Resûlullah şöyle buyurmuştur: "Üç kişi vardır, cennete girmeyecektir: Anne babasının hukukuna riayet etmeyen kimse; içki düşkünü olan kimse; verdiğini başa kakan kimse." Hâdis-i Şerif'in Kaynağı: Nesâî, Zekat 69, (5, 81).
Ebu'd-Derdâ radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "İçki müptelası cennete giremez." Hâdis-i Şerif'in Kaynağı: Küttüb-i Site/6966
Ebu'd-Derdâ radıyallahu anh anlatıyor: "Halilim Aleyhissalâtu vesselâm bana şu vasiyette bulundu: "Hiçbir şeyi ALLAH 'a ortak kılma, hatta param parça edilsen, ateşlerde yakılsan da; bile bile hiçbir namazını terketme; kim namazı bile bile terkederse ondan ALLAH 'ın zimmeti (garantisi) kalkar; içki içme, çünkü o, bütün kötülüklerin anahtarıdır." Hâdis-i Şerif'in Kaynağı: Küttüb-i Site/7177
"Yaptığı iyiliği başa kakanlar ,ana-babaya asi olanlar ve sarhoşluk verici içkileri içmeye devam edenler Cennet'e giremezler." Hz Muhammed SAV
"ALLAH alkollü içkileri içen kişiye Cehennem de azab göreceklerin irinlerini içirmeye and içmiştir." Hz Muhammed SAV
"Alkollü içkiler (başta cinsel olmak üzere) bütün çirkin sözler ve işlerin anasıdır. Büyük günahlarında büyüklerindendir." Hz Muhammed SAV
"Alkollü içkileri içen kişi namazı terk edebilir . Anası ve halasıyla bile cinsi münasebette bulunabilir." Hz Muhammed SAV -Kaynak C.Sağir 2/12
ALLAH'ın C.C. Resulü SAV şöyle buyurdu ; -"Üç zümre vardır ki onlar Cennet'e giremez, onun kokusunu da alamazlar." -"Erkekleşen kadınlarla, devamlı alkol alanlar ve bir de deyyuslardır." Ashab'ı Kiram sordular; Ya Resulellah deyyus kimdir ? Buyurdular ; "Deyyus ; ehlini (eşini ,kızını , kız kardeşini vs. erkeklerden) kıskanmayan adamdır". - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - Hz. Ali radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm (bir gün): "Ümmetim onbeş şeyi yapmaya başlayınca ona büyük belanın gelmesi vâcip olur!" buyurmuşlardı. (Yanındakiler:) "Ey ALLAH 'ın Resûlü! Bunlar nelerdir?" diye sordular. Aleyhissalâtu vesselâm saydı: -Ganimet (yani milli servet, fakir fukaraya uğramadan sadece zengin ve mevki sahibi kimseler arasında) tedavül eden bir metâ haline gelirse, -Emanet (edilen şeyleri emânet alan kimseler, sorumlu ve yetkililer, memurlar) ganimet (malı yerini tutup, yağmalayıp nefislerine helal) kıldıkları zaman, -Zekât (ödemeyi ibadet bilmeyip bir angarya ve) ceza telâkki ettikleri zaman. -Kişi annesinin hukukuna riayet etmeyip, kadınına itaat ettiği; -Babasından uzaklaşıp ahbabına yaklaştığı; -Mescidlerde (Rızai ilâhi gözetmeyen husûmet, alış-veriş, eğlence ve siyâsiyâta vs. müteallik) sesler yükseldiği zaman. -Kavme, onların en alçağı (erzel) reis olduğu; -(Devlet otoritesinin yetersizliği sebebiyle tedhiş ve zulümle insanları sindiren zorba) kişiye zararı dokunmasın diye hürmet ettiği; -(Çeşitli adlarla imal edilen) içkiler (serbestçe) içildiği; -İpek (haram bilinmeyip erkekler tarafından) giyildiği; -(San'at, bale, konser gibi çeşitli adlar altında; bar, gazino, dansing ve salonlarda ve hatta televizyon ve filim gibi çeşitli vasıtalarla yaygın şekilde) şarkıcı kadınlar ve çalgı aletleri edinildiği; -Bu ümmetin sonradan gelen nesilleri, önceden gelip geçenlere (çeşitli ithamlar ve bahanelerle) hakâret ettiği zaman artık kızıl rüzgârı, (zelzeleyi), yere batışı (hasfı) veya suret değiştirmeyi (meshi) (veya gökten taş yağmasını, (kazfi) bekleyin." Hâdis-i Şerif'in Kaynağı: Tirmizi, Fiten 39, (2211). - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
|
| |
| |
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
17/1/2008 - PERUK

ALLAH Resulü (a.s.v.)’in
"ALLAH, peruk takana da taktırana da lanet etsin"
hadisi şerifi açık ve net ortada iken,
Peruk takarak okumak çözüm müdür?
Esma binti Ebi Bekr’den (r.a.) şöyle dediği rivayet edilmiştir. Rasûlullah’a (s.a.v.) bir kadın geldi ve dedi ki: “Ey Allah Rasulü! Gelinlik çağında bir kızım var. Kızamık geçirdi ve saçları döküldü. Ona saç takayım mı?” Rasûlullah şöyle buyurdu: “Allah saç takana ve saç taktırana lanet etsin.”
Hadisi şerifte net olarak anlaşılıyor ki, Peruk takmak dinimize aykırıdır.
Karar verirken
Hiçbir şekilde “okumak için başka çarem yok” demeyin. Çünkü o okullarda okumak zorunda değilsiniz. Üniversite okumayan bayanları şehir çöplüğüne atmıyorlar. Hele hele başörtüsü gibi kutsal bir sebep için okumayan kızların değeri inanın hiçbir üniversite mezunuyla kıyaslanmaz. Peruk takmak, hele hele başını açarak okumak bir bayan için çok rencide edici bir davranıştır. İslamda asla taviz yoktur. Başörtüsüne cevaz bulan, yorum yapan, diğerlerine neden yapmasın? Bu kanıksanma ve tavizlerin sonunun nereye varacağını kim tahmin edebilir?
Evet, bu bir psikolojik kaidedir:
İnandığınız gibi yaşamazsanız, yaşadığınız gibi inanmaya başlarsınız.
Bilhassa 28 Şubat’tan sonra başörtüsünü açmaya razı olup onu kanıksadıktan sonra; pantolona, oradan tokalaşmaya, oradan da daha başka tavizlere kadar gidildiğinin çok acı örnekleri görülmüştür
birileri ümmetin gözünün içine baka baka nasıl oluyor da peruk fetvası verebiliyor? ALLAH'ın haramına helâl demek, buna da helâl olarak itikat etmek acaba kişiyi hangi noktaya getirir? Tesettürdeki maksadın kadının cezbiyetini gizlemek olduğu noktasında ulemanın ittifakı, ümmetin icmaı var iken, nasıl oluyor da kadını daha da süslü gösterebilen bir eşyanın kullanımına fetva verilebiliyor? Ve buna düşünülmeden tâbi olunuyor.
İslam dini kolaylık dinidir, ancak uydurma kolaylıkları da taşımayacak kadar yücedir. İbrahim (a.s.)’ın tevhid dinine iman etmiş bizler, bilelim ki her müminin bir İsmail’i vardır. Rabbi Teâla’nın rızasına yürüyen bizler gerektiğinde İsmaillerimizi kurban edebilmeyi öğrenmeliyiz. İsmail bazen İsmaildir, bazen makamdır, bazen iş, bazen de okuldur. Her ne ise, İbrahim (a.s.)’a komşu olmak isteyenler, O' nun ödediği bedeli ödemeye hazır olmalıdırlar.
Yarabbi, bizi nimet verdiklerinin yoluna ilet, Sapıklığa düşenlerin, gazaba uğrayanların yoluna değil, Âmin...(Fatiha 7)
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
15/1/2008 - anne karnında ağız
Dünyada namaz
Anne karnındaki bir çocuğun ağzı vardır, gözü vardır, kulağı vardır, eli vardır, ayağı vardır. Bütün aza ve cihazatı tam tekmil verilmiştir. Halbuki bunların hiçbirine orada lüzum yoktur. Orada çocuk, gıdasını, göbeğinden annesine bağlı bir hortumla almaktadır.
Şimdi bu çocuk:
- Ya Rabbi! dese, şu hortum bana yetmektedir. Pekiyi şu ağıza, şu göze, şu kulağa, şu ele, şu ayağa ne lüzum vardı. Hiçbir işe yaramamaktadırlar?
Herhalde ALLAH’dan şöyle bir cevap alacağı muhakkak:
- Acele etme kulum, aklın almadığı şeyede burnunu sokma. Sen kısa bir müddet sonra öyle bir aleme gideceksin ki burada ‘her şeyim’ dediğin hortum, orada hiçbir şeye yaramıyacak, kesilip atılacak. Lüzumsuz sandığın ağız, göz, kulak gibi şeylerde en lüzumlu cihaz durumuna geçecek.
O çocuk bu gerçeklere inanmasa ve bir inkarcı olarak dünyaya gelse hakikaten hortumun işe yaramadığını, ebenin onu kesip kaldırıp attığını; lüzumsuz sandığı ağız, göz gibi cihazların devreye girdiğini, onlarsız olunmayacağını görse utanır mı, utanmaz mı? İnanmadığı için dizlerini dövermi, dövmez mi?
Şuanda bizde, tıpkı o çocuk gibi bir ananın karnındayız. 9 ay, 9sene veya 90 sene sonra bir başka dünyaya doğacağız. O dünyanın adı ahiret. Biz şuanda dünya anamıza maddi hortumlarla, midemiz ile bağlı durumdayız.
Eğer biz:
- İşte geçinip gidiyoruz. Ya Rabbi! Şu Namaza, oruca, hacca, zekata, dine, imana, İslam’a ne lüzum vardı? Dediğimiz takdirde.
Rabbımızdan şöyle bir cevap alacağımız muhakkak!
- Ey kullarım! Kısa bir müddet sonra bu dünyadan çıkacaksınız. Öyle bir aleme götürüleceksinizki orada ‘herşeyim’ dediğiniz bu maddi hortumların hiçbiri işe yaramıyacak. Lüzumsuz sandığınız namaz gibi, zekat gibi, hac gibi ibadetler de en lüzumlu şeyler durumuna geçecek. Orada insanlara arabasına, parasına, servetine ve suretine göre değil; kalbine ameline ve ibadetine, namazına göre değer verilecek.
Yani namazınız, zekatınız, orucunuz, haccınız, hayır hasenatınız, ahirette sizin için herşey olacak. El olacak, ayak olacak, dil olacak, dudak olacak, villa olacak, havuz olacak, senet olacak, berat olacak, uçak olacak, sonu olmayan zenginlik ve saadet olacak kısaca Cennet olacak.
Eğer biz bilgiçlik eder, fen ve teknik asrında olduğumuzla şımarır, Rabbımızın hikmet lisanıyla buyurduğu bu gerçekleri kabul etmez, ibadetsiz bir tenbel veya bir inkarcı olarak ahirete gider, gerçekleri görürsek utanmazmayız? Hakikaten herşeyim dediğimiz hortumlarımızın, yani arabamızın, apartmanımızın, paramızın, pulumuzun hiçbir işe yaramadığını müşahade ederek, ibadetlerin herşey olduğunu anlasak o anne karnında ağzı lüzumsuz gören çocuk gibi mahçup olmazmıyız? Dizlerimizi dövmezmiyiz? Keşke inansaydık, keşke namazımızı kılsaydık, orucumuzu tutsaydık, zekatımızı tam verseydik, ALLAH için yaşasaydık, eşsiz insan şanlı Peygamber Hz. Muhammed (s.a.v)’ın yolunda yürüseydik demezmiyiz?
Pişman olacağın, dizlerini döveceğin o gün gelmeden aklını başına al...
(Niçin NAMAZ, Vehbi Karakaş, S70-72)
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
hayat her yaşta güzel haciayhan2@hotmail.com
Kategoriler
Kategori yok
Arkadaşlarım
• elki • ucarsu • ebrese • yunusum • yunusalan • Suedaca • nesrin32 • hurricanee • beymirza1 • antisiyonist23 • neslinursema2 • Enna • orneklerim • BALKOVANI • kokona • mutlu31 • neslinursema • neslinursema3 • sukretmiyoruz • neslinursema1 • tarifbahcesi • d8 • gullerinkalbi2 • mavidiyar • zino • nurBOZKURT • gullerinkalbi3 • gullerinkalbi • missing86 • cimkim
|